Akşamın alacakaranlığında, nostaljik tramvayın son seferi için hareketlenen o eski, şirin vagonu gördü. Hiçbir mantıklı sebep yoktu; ama bindi. İçerisi neredeyse boştu. Arka koltuklardan birine oturdu, camın buğusuna parmağıyla rastgele bir kalp çizdi.
Tramvay hareket etti. Defne, Zeynep’in yanına oturdu. Küçük kızın örgüsünü okşadı. "Peki," dedi Defne, gözleri dolmuştu. "Hüznü sevmeyi öğrenmek ister misin, Zeynep?" Sesli Erotik Hikaye Dinle
Küçük, mum ışıklı bir kafeye girdiler. Duvarlarda siyah-beyaz fotoğraflar, rafta tozlu kadehler... Adam garsona dönüp "Bir çikolata, bol kremalı. Bir de kahve," dedi. Defne'nin çikolata istediğini nereden biliyordu? Çünkü daha söylememişti. Küçük kızın örgüsünü okşadı
Adam oturdu. Tramvay sallandıkça omuzları birbirine değiyordu. Ne tuhaf, Defne bu yabancının yanında kendini yıllardır tanıdığı bir dostun yanındaki kadar rahat hissetti. Tramvayın ışıkları arkalarında parlarken
Bir hafta sonra, aynı tramvayda, aynı saatte buluşmak üzere sözleştiler. Defne o gün işten erken çıktı. Saçını yaptı. En sevdiği rujunu sürdü. Heyecandan elleri titriyordu.
"Sen de," dedi Defne. Ve ekledi: "Ama daha çok susmayı seviyorum seninle."
Çıktılar. Tramvayın ışıkları arkalarında parlarken, adam Defne’nin üzerine kendi hırkasını attı. "Islanma," dedi kısaca.